Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü
Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü
Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erdoğan yürütücülüğünde gerçekleştirilen TÜBİTAK projesi kapsamında, Hatay bölgesindeki termal sularda radon gazı aktiviteleri araştırıldı. Çalışmada iki farklı su kaynağında ölçülen radon seviyelerinin zaman içerisinde yaklaşık beş kat değiştiği tespit edildi.
Araştırma Prof. Dr. Ülfet Atav, Prof. Dr. Kaan Manisa ve Prof. Dr. Ayla Bozdağ’ın katkılarıyla yapıldı. Çalışmanın sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Mehmet Erdoğan, radon seviyelerindeki değişimlerin sismik hareketlilikle bağlantılı olabileceğine dikkat çekti. Erdoğan, “Yaptığımız ölçümlerde radon aktivitesinin belirli dönemlerde önemli ölçüde değiştiğini gözlemledik. Bu değişimlerin bölgedeki sismik hareketlerle ilişkili olabileceğini değerlendiriyoruz” dedi.
RADON GAZI SAĞLIK AÇISINDAN DA RİSK OLUŞTURABİLİYOR
Radon gazının doğal kaynaklı radyoaktif bir gaz olduğunu belirten Prof. Dr. Erdoğan, gazın özellikle yalıtımı yetersiz binaların alt katlarında birikebildiğini ifade etti. Radonun solunum yoluyla insan sağlığını etkileyebildiğini aktaran Erdoğan, “Radon gazı havadan ağır olduğu için özellikle zemin ve bodrum katlarda birikir. Havada bulunan mikro parçacıklara tutunarak solunum yoluyla akciğerlere ulaşır. Radyoaktif özelliği nedeniyle uzun süreli maruziyet durumunda akciğer dokusunda hasara yol açabilir. Kapalı ortamların düzenli şekilde havalandırılması bu riski azaltmak için yeterlidir” diye konuştu.
ARTÇI DEPREMLER ÖNCESİNDE YÜKSELİŞ GÖZLENDİ
Araştırma kapsamında Hatay’daki Tahtaköprü Termal Suyu ve Hamamat Kaplıcası kaynaklarında yapılan ölçümlerde, artçı depremler öncesinde radon seviyelerinde belirgin artış tespit edildi. Prof. Dr. Erdoğan, ölçüm sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Deprem öncesinde yer kabuğunda oluşan basınç ve sıkışma, kayaçlardaki kırıklar aracılığıyla radon gazının açığa çıkmasına neden oluyor. Hatay’da ölçüm yaptığımız iki kaynakta, 4.9 ve 4.3 büyüklüğündeki artçı depremler öncesinde radon seviyelerinde yükseliş, deprem sonrasında ise hızlı bir düşüş şeklinde anomali gözledik. Bu nedenle radon ölçümleri, deprem öncesi tahmin çalışmalarında yardımcı bir parametre olarak değerlendirilebilir.”
Kaynak: DHA