ERASMUS+ KURUM KOORDİNATÖRLÜĞÜ
KONYA HAKKINDA

        Konya, M.Ö. 7000'li yıllardan itibaren, insanlık tarihi açısından önemli medeniyetlere sahne olmuş, oldukça zengin bir kültürün izlerini bağrında taşıyan, Mevlana gibi yetiştirdiği İslam büyükleri ile gönülleri fetheden, tarihi ipek yolunun ticaret ve konaklama merkezi olarak adeta bir müze şehir kimliğine sahip olan istisna bir şehirdir. Türk tarihinin en eski ve kıymetli eserlerini sinesinde barındıran Konya, ayrıca bir gönül diyarıdır.  

         Konya’nın eski çağlardan, günümüze değin çok fazla değişime uğramayan ismi vardır. Söylentiye göre; eski çağlarda kente zarar veren bir canavarı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılmış, bunun üzerine de bu olayı anlatan bir resim çizilmiştir. Bu anıta da İkonion ismi verilmiştir. Zamanla İkonion adı, İcconium’a dönüşmüştür. Konya’nın ilk yerleşimi Neolitik Çağa (MÖ.8000-5500) kadar inmekle birlikte bunu Kalkolitik Çağ ve    (MÖ.5500-3500), İlk Tunç Çağı (MÖ.3500-2000) yerleşimleri izlemiştir. 

KONYA’NIN SİMGESİ ÇİFT BAŞLI KARTAL

Çift başlı kartal figürü ilk kez, MÖ.3000 sonları ve 2000 başlangıcında, Mezopotamya’da görülür. Daha sonra ise, bütün Orta Asya’ya yayılmıştır. Anadolu’ya kadar uzanan evrede; çift başlı kartal, Türk medeniyetleri tarafından, sevilerek kullanıldığı görülür. Bu kullanımında pek çok sembolik anlam da yüklenmiştir. Orta Asya’da; çift başlı kartal nazarlık, tılsım, aydınlık ve güneş sembolü olarak işlenir. Sikkeler üzerinde ise; bazı hükümdarlar arma-sembol, diğer bir kısım hükümdar ise, hükmetme gücünü destekleyen, pekiştiren bir motif olarak kullanılmıştır. Artuklu sikkelerinde ve Anadolu’daki Selçuklu yapılarında kullanılan çift kartal simgesi surlarda, cami ve medreselerde, saraylarda; koruyucu ve hakimiyet sembolü olarak ve kötü güçlerden koruyucu olarak kullanılmıştır.

Bu arada; çift kartal motifinin, Bizanslılar tarafından da kullanıldığını görüyoruz. Bu motif, Bizans’ta devlet ve kilisenin, tek bedende, bir arada tutulup yönetildiğini simgelemekteydi. 14. yüzyıldan itibaren ise, kutsal roma imparatorlarının; hanedan arması, daha sonra ise Avrupa’da soyluluk simgesi olarak benimsenir. Alman, Avusturya-Macaristan ve Rusya imparatorluklarının, devlet armalarında da kullanılır.

Amerika Metropolitan Müzesinde görülen, bir taş oyma çift başlı kartal kabartması; Konya İnce Minareli Medreseden çalınarak götürülmüştür

KONYA’YA DAİR BİLİNMEYEN BAZI ÖZELLİKLER

38 bin 257 kilometrekare yüz ölçümüyle Türkiye'nin arazi bakımından en büyük ili Konya’dır.

Yurdumuzun köy sayısı  en fazla ve köy yolu ağı ise en uzun ili Konya’dır.

Anadolu'nun ilk ticaret borsası ve şu anda en büyük ticaret borsası yine Konya’dadır.

Türkiye'nin en büyük, dünyanın en modern şeker fabrikası olan Çumra Şeker Fabrikası Konya’dadır.

Türkiye'nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük alüminyum fabrikası da Konya’dadır.

Zafer Meydanı'na yaptırılan, 20 floresan lambanın kullanıldığı, 4 metre çapındaki Türkiye'nin en büyük yer saati olarak nitelendirilen saati Konya’dadır. 

Alaeddin Kavşağı, yaklaşık 1250 metre uzunluğuyla dünyanın en büyük dönel kavşağı olarak biliniyor.

Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü ile  ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü Konya sınırlarında bulunuyor.

Türkiye'nin öğrenci sayısı en fazla üniversitesi olan Selçuk Üniversitesi Konya’dadır.

Dünyanın ilk Tarım Anıtı olan İvriz Kaya Kabartması Konya’da bulunmaktadır.

Dünyanın en eski yerleşim birimleri arasında gösterilen, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntular ile yazının bulunmasından önceki insanlık tarihine ışık tutan Çatalhöyük, Konya’nın Çumra ilçesinde bulunmaktadır.

“Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım. Hz.Mevlâna, düşünceleriyle benliğimi sarar. O, çok büyük bir dahi, çağları aşan bir yenilikçidir. Mevlâna, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren büyük bir reformatör. Konya, çeşitli Türk devletleri yaşamış, öz Türk vatanıdır. Konya asırlardan beri tüten bir nurun ocağıdır. Türk kültürünün esaslı kaynaklarından biridir.”

Mustafa Kemal ATATÜRK