Etkinlik Takvimi
18.10.2018

E-Posta Servisleri

Personel E-Posta
Acil Müdahale Doğru Tedavi Hayat Kurtarıyor
Yayınlayan Birim
KURUMSAL İLETİŞİM KOORDİNATÖRLÜĞÜ
Yayın Tarihi: 18.12.2017 11:18:00

Halk arasında felç olarak bilinen inme, özürlü olma sırasında ilk yerini korurken, kalp-damar hastalıklarından sonra ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Ortalama 30 dakikada bir, Türkiye’de yaşayan bir kişi inme nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

 

İnmenin beyni besleyen damarların tıkanması veya kanaması sonucu oluştuğunu ifade eden, Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Nörolog Yrd. Doç. Dr. Gökhan Özdemir, hastaya erken müdahale edilmesi sonucunda hiçbir özürlülük ve sakatlık durumu olmadan hastanın normal yaşamına devam edebileceğini söyledi.

 

ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE İNME

İnmenin çeşitli şekillerde karşımıza çıkabileceğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Özdemir, “ Beynin hangi bölgesinde damar tıkanmışsa veya kanama olmuşsa o bölgenin fonksiyonunun yapılamamasına bağlı olarak görülen felç şekilleri var. Beynimizin bir bölgesi kol ve bacağımızın hareketini sağlıyor. Bir bölgesi konuşmamızı sağlarken, bir bölgesi göz hareketlerimizi sağlar, bir bölgesi duyuyu alan bir bölgedir…vs.  Bu bölgelerden hangisi etkilenmişse o fonksiyon yerine getirilemiyor ki; genelde bu hastalarda kol ve bacak hareketini sağlayan beyin bölgesinin etkilenmesini daha sık görmekteyiz ve buna bağlı olarak aynı taraflı kol ve bacak da felç tablosu ortaya çıkar. Ayrıca, konuşma bozukluğu, ağızda kayma, çift görme, dengesizlik gibi şikayetler de sık olabiliyor” şeklinde konuştu.

 

 

HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR

İnmenin her yaşta görülebileceğini kaydeden Özdemir, öncelikli olarak 55 yaşından sonra ortaya çıktığını ve her iki cinsiyette de eşit olarak görülebileceğini ifade etti. İnmeye sebep olan durumlardan en önemlisinin hipertansiyon olduğunun bilgisini veren Özdemir ”hipertansiyon damar cidarında tahribat oluşturuyor. Damar cidarında ve damar çeperinde kireçlenmelere ve zayıflığa yol açıyor. Bu zayıflamış yerlerde ani bir tansiyon yüksekliğinde yırtılmayla bir beyin kanamasına sebep olabiliyor. Veya o kireçlenme olan yerde pıhtı oluşarak o damarın tıkanmasına sebep oluyor” diye konuştu. Özdemir, inmeye sebep olan faktörleri şeker hastalığı (diyabet), kolesterol yüksekliği, kalp hastalıkları, kalpteki ritim bozuklukları ve kanın pıhtılaşmasına neden olan genetik hastalıklar olarak sıraladı.

 

ZAMAN BEYİN OLUYOR

Özdemir, inme geldiği zaman hasta yakınlarının bunu fark etmesi halinde vakit kaybetmeden 112 acilin aranmasını ve 112 acilin de hastaları hızlı bir şekilde ilgili merkezlere ulaştırması gerektiğini belirterek şunları aktardı “ damar tıkanıklığı olan beyin de zaman geçtikçe beyindeki o hücreler ölüyor. Yani bekledikçe hücre kaybımız artıyor. Ne kadar erken ulaştırılırsa ne kadar erken müdahale yapılırsa o ölecek hücreler kurtarılabiliyor. Zaman ne oluyor? Zaman beyin oluyor, geç kalındığında hücre kaybı fazla olacağından dolayı sakatlık özürlülük oranı da artacaktır. Yani hayat kurtardığı gibi özürlülükten de kurtarıyor.

 

İNME GEÇİREN HASTALARDA YATKINLIK VARDIR

İnme geçiren hastalarda yatkınlık olduğunu savunan Özdemir, risk faktörlerinin keşfedilmesi halinde bu faktörlerle mücadele edilmesinin önemine dikkat çekti. Özdemir,” Kişi eğer inme geçirmişse yine tekrar edebilir. Damarda o tahribata o probleme yol açan şey yine devam edecektir. Tansiyon yapmışsa, diyabet yapmışsa, kalpte ritim bozukluğu bunu yapmışsa onların önleminin alınması lazım” dedi. 

 

 

 

ÜNİVERSİTEMİZİ SOSYAL MEDYADA DA TAKİP EDEBİLİRSİNİZ.

           https://www.facebook.com/selcukuniversitesirektorluk?ref=hl

https://twitter.com/selcukrektorluk