Etkinlik Takvimi
24.01.2018

E-Posta Servisleri

Personel E-Posta
Selçuk'ta Hz. Mevlana, Kardeşlik ve Sosyal Yaşam Konferansı
Yayınlayan Birim
KURUMSAL İLETİŞİM KOORDİNATÖRLÜĞÜ

      Mevlana’nın 744. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri kapsamında Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü ve Tıp Fakültesi tarafından Mevlana ve Mevlevilik Konferansları başlıklı “Hz. Mevlana, Kardeşlik ve Sosyal Yaşam” konferansı gerçekleştirildi

 

 

 

 

       Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü ve Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Hz. Mevlana Kardeşlik ve Sosyal Yaşam”  konferansı yapıldı. Toplantıya Selçuk Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut, Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel, daire başkanları ve akademisyenler katıldı.  Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel, Hz. Mevlana’yı 744. Yıl Dönümü Uluslararası Anma etkinlikleri kapsamında bir dizi etkinlik yapıldığı belirterek,  günümüzde de herkesin Hz. Mevlana’nın mesajlarına ihtiyacı olduğunu belirtti. Konferansa konuşmacı olarak katılan Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut, Hz. Mevlana’nın hayatı ve Şems-i Tebriz-i ile olan muhabbetiyle ilgili önemli kesitler anlattı. Hz. Mevlana’nın önemli bir İslam âlimi olduğunun altını çizen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut şunları söyledi: “Hz. Mevlana; bir deniz, derya ve okyanus çünkü onun beslendiği kaynak Allah’ın ilmidir. Allah’ın ilmini nasıl biliyoruz? Bütün denizler mürekkep bütün ağaçlar kalem olsa yazmaya yetişemeyecekleri bir ilimdir. Kaynak; arı, duru, taze erimiş kar suyu gibi… Katıksız, hiç bir şey yok. ‘Hz Mevlana, insana aradığı şeye bakarak değer biçilir’ diyor. Hemen değerimizi biçelim, aynamıza bakalım. Biz neyi arıyoruz? Makam, mevki, zenginlik, evlat, eş, gezmek tozmak, eğlenmek… Yani nefsin istediği ne varsa aynamızda ne görüyorsak değerimizi de o belirliyor.  O zaman değer kaybetmeyecek bir şey aramak lazım ki kıymetimiz olsun ki o da Rızay-ı ilahidir”

 

 

 

 

HZ. MEVLANA’NIN ÖĞRETİLERİ KONUŞULDU

       Hz. Mevlana’nın öğretilerini örneklerle açıklayan SÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kağan Karabulut şunları söyledi: “İstikamet ehli olmak lazım. Tek bir soru sor kendine bu yeter. ‘Bu yaptığın işlere Allah ne der?’  3 kelimelik istikamet, tarifi budur. ‘Sevgini vermesini öğren. Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan dünya unutma ki korkarmış.’ Yeryüzünde yaşanan bütün acıların sebebi sevgisizlik değil mi? Hep beraber korkmuyor muyuz?  Filistin, Irak, Suriye ve Arakan’da çok sayıda insan göç etmek zorunda kaldı. Arakan’da on binlercesi yollarda telef oldu. Afganistan’da 3,5 milyon insan öldü, 7,5 milyon insan sakat oldu. Irak’ta 1,5 milyon insan öldü, 3,5 milyon insan sakat kaldı.  Avrupa’nın göbeğinde Bosna Hersek’te resmi kayıtlara göre; 260 bin, gayri resmi kayıtlara göre ise 400 bin kişi öldü.  Avrupa’da medeniyetin gözü önünde dünyaya medeniyet dersi vermeye kalkan vahşiler, tarihleri boyunca bunu yaptılar. Ne âlâ medeniyet değil mi? Başlarına çalınsın böyle medeniyet. Biz; gittiğimiz yere hak, adalet, özgürlük götürdük. Herkese dinini serbestçe yaşamasına müsaade etmiştik. İşte bu medeniyeti, önce içselleştirmek daha sonra bütün insanlığa arz etmek gerekiyor. Hz. Mevlana, sevgisiz olmayacağını söylüyor. Herkese yetecek kadar ekmek, su, toprak ve hava var. Ancak sevgi yok”  Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut kendi şiirlerinden örnekler sundu. Konferansın sonunda Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel tarafından konuşmacı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut'a plaket ve hediye takdim edildi. Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut hediye ve plâketi dinleyiciler arasında bulunan annesiyle birlikte kabul etti.

 

Gel…

“Gel” diyordu Mevlana,

“Ne olursan ol yine gel”

Lakin elin boş gelme… Utancınla gel,

Mahcubiyetinle gel,

Hüznünle gel,

Tövbenle gel…

 

Başın önünde,

Yaşın gözünde

Umudun özünde gel…

 

Kalbin eğik,

Ruhun bükük,

Nefsin dökük gel…

 

“Gel ve ol” diyordu sanki;

Müslüman ol,

İnsan ol,

Adam ol,

Âdem ol…

 

“Gel” diyordu Mevlana

“Lakin geldiğin gibi gitme…”

“Geldiğin halde kalma ne olur…”

Gel ve dinle,

Gel ve oku,

Gel ve anla,

Gel ve hisset…

 

“Gel ve piş” diyordu aşk ateşinde…

Gel ve yan…

Dayanabildiğin kadar değil,

Yanabildiğin kadar,

YAN!...

 

Ve “Gel” diyordu Mevlana

“Gel ve öl, ölmeden önce”

Gel ve ol…

Yeter ki gel,

Yeter ki OL…

SÜ. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut

 

ÜNİVERSİTEMİZİ SOSYAL MEDYADA DA TAKİP EDEBİLİRSİNİZ.

           https://www.facebook.com/selcukuniversitesirektorluk?ref=hl

https://twitter.com/selcukrektorluk